Saldırılar 26 ve 27 Temmuz’da eyaletin farklı noktalarındaki su tesislerini etkiledi. Bazı şehirlerde otomatik kontrol sistemleri geçici olarak devre dışı kaldı ve çalışanlar operasyonları manuel yöntemlerle sürdürdü.
Minnesota IT Services, içme suyunun kullanımı konusunda herhangi bir kısıtlama veya değişiklik talebi bulunmadığını açıkladı. Su kalitesini etkileyen doğrulanmış bir bulguya da rastlanmadı.
Saldırılar iki güne yayıldı

Eyalet kurumunun ilk incelemesine göre saldırganlar, su tesislerinin operasyonel teknoloji sistemlerine erişmeye çalıştı. Operasyonel teknoloji, su pompaları, depolar, vanalar ve arıtma ekipmanları gibi fiziksel sistemlerin dijital olarak kontrol edilmesini sağlıyor.
Minnesota’nın Plymouth, South St. Paul, Maple Plain ve Braham kentleri saldırılardan etkilendiğini açıklayan yerleşimler arasında yer aldı. Eyalet yönetimi, güvenlik gerekçesiyle hedef alınan bütün kentlerin listesini paylaşmadı.
Plymouth’ta bazı su kuleleri ve pompa istasyonları arasındaki uzaktan iletişim bağlantıları kesildi. Kent yönetimi, sistemi manuel çalıştırmaya geçerek halka verilen su hizmetinin kesilmesini önledi.
Braham’da saldırganların kablosuz bağlantı üzerinden su tesisinin işletim kontrollerini kapattığı belirtildi. Sistem yaklaşık bir buçuk saat içinde yeniden çalıştırıldı.
Yetkililer saldırılarda fidye talebi tespit edilmediğini bildirdi. Müşteri bilgilerinin veya kişisel verilerin ele geçirildiğine dair doğrulanmış bir bulgu da açıklanmadı.
Su hizmeti kesilmedi

Minnesota IT Services, saldırıların ardından eyalet çapındaki siber olay müdahale kapasitesini devreye aldı. Yerel yönetimler, tesislerin otomatik kontrollerini sınırlandırarak kritik operasyonları manuel olarak sürdürdü.
Minnesota Sağlık Bakanlığı, saldırılardan etkilenen kentlerin hiçbirinde halka su kullanımını değiştirme çağrısı yapılmadığını açıkladı. İçme suyu ve atık su hizmetlerinin çalışmaya devam ettiği belirtildi.
Eyalet yetkilileri, saldırıların zamanlaması, erişim yöntemi ve hedef alınan altyapının daha önce ABD’de görülen koordineli saldırılarla benzerlik taşıdığını bildirdi.
Ancak saldırıların arkasındaki kişi, grup veya ülke henüz resmen belirlenmedi. Yetkililer, soruşturma tamamlanmadan herhangi bir aktöre doğrudan sorumluluk yüklenemeyeceğini vurguladı.
FBI saldırıdan haberdar olduğunu ve etkilenen kurumlarla temas kurduğunu açıkladı. Eyalet ve federal kurumlar, sistemlerdeki güvenlik açıklarını belirlemek ve saldırının yayılmasını önlemek için ortak çalışma başlattı.
Kritik altyapı alarmı büyüdü

Su tesislerine yönelik saldırılar, küçük yerel yönetimlerin kullandığı internet bağlantılı kontrol sistemlerinin güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden artırdı.
ABD makamları daha önce internete açık programlanabilir mantık denetleyicilerinin saldırganlar tarafından hedef alındığı konusunda uyarıda bulunmuştu. Bu cihazlar su, enerji ve üretim tesislerindeki fiziksel ekipmanların yönetilmesinde kullanılıyor.
Nisan ayında yayımlanan güvenlik uyarısında belirli endüstriyel kontrol cihazlarının hedef alındığı belirtilmişti. Temmuz ayında yapılan güncellemeyle saldırı riskinin farklı üreticilere ait ekipmanlara da yayıldığı açıklandı.
Minnesota’daki olayların İran bağlantılı grupların geçmişte kullandığı bazı yöntemlerle benzerlik taşıdığı değerlendiriliyor. Buna karşılık eyalet yönetimi ve FBI henüz resmi bir bağlantı kurmadı.
Saldırının doğrudan su kalitesini bozmamış olması, fiziksel zarar riskinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Otomatik sistemlerin kapanması; su depolarının doldurulması, basıncın korunması ve arıtma süreçlerinin yürütülmesi gibi operasyonları zorlaştırabiliyor.
Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında saldırganların hangi güvenlik açığını kullandığı, kaç sisteme eriştiği ve başka eyaletlerde benzer girişimler bulunup bulunmadığı araştırılacak.
