Şu Ana Kadar Ortaya Konulmuş Birbirinden Tehlikeli ve Bir O Kadar da Şaşırtıcı 7 Bilimsel Teori!

Herkesin mutlaka bir yerlerden duyduğu bilimsel teoriler vardır. Bazıları sürekli gelişmekte ve insanlığın lehine kullanılıyor. Ancak bunlardan bazıları her ne kadar bilime fayda sağlasa da eksi yanları da bulunuyor. Gelin hep birlikte bu bilimsel teoriler hakkında en tehlikelilerine bir göz atalım…?

1. Kara delik teorisi

Kara deliği herkes bir kez de olsa bir yerlerden duymuştur ancak bazıları bunun tam olarak ne olduğunu bilmiyor. Kara delikler dev bir yıldızın ömrü dolduğunda oluşuyor ve yoğun bir çekim alanına sahip uzay-zaman bölgesidir. Bu alan o kadar güçlü ki ışık bile kaçamıyor. Aynı zamanda ‘olay ufku’ olarak da bilinen bu bölgeye giren herhangi bir şeyin geri çıkması mümkün değil. Adete her şeyi içine çeken devasa bir delik gibi düşünebiliriz.

2. Beyaz delik teorisi

Bu teori, kara delik teorisi ile benziyor. Bir beyaz delik temel olarak dışarıdan erişilemeyen varsayımsal bir uzay-zaman bölgesidir. Bu giren maddenin, enerjinin ve ışığın bu bölgeye asla giremeyeceği fakat çıkabileceği anlamına geliyor. Aynı zamanda bilim insanları beyaz bir deliğe yeterince yakın bir uzay gemisini uçuracak olsaydınız, bu bölgeden yayılan enerjinin saniyeler içinde gemiyi yok edeceğini söylüyorlar.

3. “Big Rip” teorisi

Dünyanın “Büyük Patlama” ile başladığı gibi, birçok araştırmacı ve bilim insanı evrenin sonunun ‘Büyük Patlama’ ile yok olacağını düşünüyor. Bu teoriye göre galaksiler, yıldızlar, atomlar, atom altı parçacıkları yavaş yavaş genişleyecek ve parçalanıp yok olacaktır. Bu genişleme esnasında parçacıklar arasındaki mesafe sonsuz hale gelerek evrenin yok olacağı düşünülüyor.

4. Drake denklemi

Galaksideki uzaylıların ve diğer canlıların varlığını araştırmak her zaman merak konusu olmuştur. Bunu çözmek için Drake denklemi formüle edilip kullanılıyor. Drake denkleminin tam olarak ne olduğunu açıklamak gerekirse, akıl yürüterek Samanyolu’nu kapsayan ve galaksilerde var olan dünya dışı medeniyetlerin sayısını tahmin etmektir. Bu teori kısaca ‘Yalnız mıyız, yoksa evrende başkaları da var mı?’ sorusuna bir cevap aramak için yürütülüyor.

5. Fermi paradoksu

Fermi paradoksuna bakıldığında dünya dışı yaşamın kanıt eksikliği ile varlığının yüksek olasılığı arasında bir tutarsızlık vardır. Fakat bu teori birazdan değineceğimiz simülasyon teorisini de destekliyor. Dolayısıyla bu ikisi şimdiye kadar öne sürülen potansiyel olarak felaket niteliğinde bilimsel teorilerdir. Bu teoriler bazı gizemleri açıklamak için kullanılmış olsa da zararlı sonuçlar da doğurabilir.

6. Simülasyon teorisi

Günümüzde birçok şeyin simülasyonu ve yapay zekası vardır. Peki bu kavramın nasıl ve ne zaman ortaya çıktığını biliyor musunuz? Simülasyon teorisi, tüm varlığımızın bir bilgisayarda oyunu gibi simüle edilmiş bir gerçeklik olduğunu varsayar. Bu teori bize evrenin gizemleriyle ilgili harika bilgiler sunar. Ancak bu durum aynı zamanda hayatımızın gerçek olmayabileceğini ve sanal bir dünyada yaşıyor olabileceğimizi de düşündürüyor.

7. Kütle-enerji eşitliği (E=mc²)

Einstein tarafından geliştirilen bu denklem bilim tarihindeki en önemli denklemlerden birisi olarak kabul edilir. Ama her şeyin avantajları olduğu gibi bunun da eksileri bulunmakta. Örneğin bu denklemde kullanılan ışık hızı (c2) ile ilgili rahatsız edici faktörlerden biri kendi kendine çarpılmasıdır.

En ufak bir parçacık bile, bütün bir şehri yok edebilecek kadar enerji üretmek için yeterli olacaktır.

Bu denklemin varlığı insanlığın aleyhine kullanılabileceğini düşürürsek kötü sonuçlar ortaya çıkabilir. 

En çok hangi teori ilginizi çekti? Yorumlarda buluşalım…?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir