Skip to content
-
Subscribe to our newsletter & never miss our best posts. Subscribe Now!
  • https://www.facebook.com/
  • https://twitter.com/
  • https://t.me/
  • https://www.instagram.com/
  • https://youtube.com/
Bahcelievler Haber

Bahcelievler Haber için hızlı ve güncel haberler

Bahcelievler Haber

Bahcelievler Haber için hızlı ve güncel haberler

  • ANA SAYFA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • TEKNOLOJİ
  • TANITIM
  • İLETİŞİM
  • ANA SAYFA
  • EĞİTİM
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • TEKNOLOJİ
  • TANITIM
  • İLETİŞİM
Subscribe
Close

Search

EğitimHaber

Dünyanın en iyisiydi zamanı kanla durdu! İstanbul’dan İsfahan’a gidişi başını gövdesinden ayırdı

By Tolga Kurt
23 Haziran 2026 4 Min Read
Dünyanın en iyisiydi zamanı kanla durdu! İstanbul’dan İsfahan’a gidişi başını gövdesinden ayırdı için yorumlar kapalı

Derleme: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Johann Rudolf Schmid 1627’de özel bir görevlendirmeyle uzun bir seyahate çıkmak üzereydi. Diplomatik bir görevle yanındaki yardımcılarıyla Viyana’dan İstanbul’a Schmid’in yanında adaşı, Johann Rudolf Stadler de vardı. Stadler, çok başarılı ve gelecek vaat eden bir saat ustasıydı. Henüz 22 yaşında olmasına rağmen işini son derece başarılı şekilde sürdüren saat ustası İstanbul’da güzel günler geçirecek ve kariyerinin zirvesine çıkacağı İran biletini de Osmanlı saraylarındaki marifetleriyle alacaktı. Stadler, dönemin Osmanlı padişahı IV. Murad’ın saatlerini de tamir edecek ve Osmanlı için çok önemli olan saatlere bir yenisini daha ekleyecekti. Ancak onun için iyi giden günler, devletler arası bir saatçi olacağı İran’da evlendiğinde sona erecekti.

Johann Rudolf Schmid’in bilinen portresi, Rudolf Stadler’in ise kayıtlara geçmiş resmi bulunmuyor.

İSTANBUL’DA KİLİT SAATİN ÇARKLARINDA

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Rudolf Stadler adaşı Rudolf Schmid ile Viyana’dan İstanbul’a gelmişti. Tarihi yarımadaya ayak bastığında Topkapı Sarayı’nda IV. Murad’ın huzuruna çıkan heyet, aslında diplomatik görevle gelmişti. Ancak Stadler, Osmanlı sarayında padişah için kendi tasarladığı, üzerinde Osmanlı süvarisi olan bir saat yaptı. Padişah bu saati çok beğendi. Stadler her ne kadar görevlendirmeyle gelmiş de olsa henüz 22 yaşında İstanbul’da saatçilikle ilgili yeteneklerini göstermişti.

Yeteneklerini ilk olarak Osmanlı topraklarında padişaha göstermesi, Stadler’in birlikte geldiği heyetten ayrılması için öncü olmuş ve İran Şahı’nın davetiyle İran’a gitmesine zemin hazırlamıştı. İran yolunda onun hayat hikâyesine şahit olacak kişilerle tanışacak ve kısa hayatı öldüğü ana dek o insanların kalemiyle ölümsüzleşecekti.

İRAN’IN İLK SAATÇİSİ OLDU

Kuyumcu ve doğu gezgini Jean-Baptiste Tavernier, 1632 yılında İsfahan yolunda İstanbul’dan geçerken, Stadler de onunla seyahat etme fırsatı bulmuştu. İran’a vardıklarında Stadler’e uzaktan yakından benzeyen kimse yoktu. Üstelik Tavernier’in kişisel arşivine kaydettiği bilgiler, Stadler’in İran’a gelen ilk saatçi olduğunu gösteriyordu. Böylece İran’da benzeri olmayan adam, bir ilke imza atacak ve dönemin İran Şahı, I. Safi’nin sahip olduğu ilk saat de Stadler’in ellerinden çıkacaktı. Şah’ın yurt dışından getirttiği ve boynuna altın zincirle taktığı küçük bir saati vardı. Stadler ile karşılaşmasına vesile olacak şey de bu saatin kırılmasıyla gerçekleşti. Şah saatini Stadler’e tamir ettirdi. Bu Stadler’in İran Şahı ile ilk karşılaşmasıydı. İkili arasında kısa sürede güçlü bir dostluk bağı kurulduğu ilk bakışta anlaşılıyordu. O andan itibaren Stadler’in günleri her sabah Şah’ın saati kurup beklemekle değil, aynı zamanda şehirde duyduğu her şey hakkında Şah’a bilgi vermekle geçiyordu.

Şah ise Stadler’i kendisine daha da yakınlaştırmak için saatçiden defalarca Hıristiyanlık’tan İslam’a geçmesini istemişti. Şah I. Safi Stadler’in İsfahan’da yaptığı saatten memnun kalmış ve onu sarayda çalıştırmıştı; Şah’ın saatlerini tamir etmesi üç yılını almıştı. Her geçen gün daha da samimi olan ikilinin bu güzel günlerinde saatin çarkları daha da hızlı dönmeye başladı. 1632’de İran’a gelen İsviçreli saat ustası başlarda çok güzel günler geçirdiği İran’da mutsuz bir kaderle karşılaştı. İlk ve tek evliliğini yaptığı topraklarda onu genç yaşta acı bir ölüm bekliyordu.

PARAYI VE İSLAMI REDDETTİ, ASILDI

Şahla yakın temasta olan ve bir nevi halk ile Şah arasında bilgi akışı sağlayan Stadler, Safevi İmparatorluğu’nda yüksek mevkiye sahip zengin bir adam oldu. İsfahan’da Nasturi (Hz. İsa’nın Tanrı’nın oğlu olmadığını söyleyen ve savunan Hristiyan Süryani kökenli halk topluluğu) bir kadınla evlendi. Evlilik hayatı ona pek de iyi gelmeyecekti. Hatta hayatına mal olacak bir karar aldığını her şeyin altüst olduğu o karanlık gecede görecekti.

Bir süredir evine başka bir erkeğin girdiğinden şüphelenen Stadler başlarda bu yabancının bir hırsız olduğunu düşünmüştü. Ancak gerçekleri bir süre daha düşününce anladı. Eve giren yabancı eşinin sevgilisiydi. Stadler eşine durumu anladığına ilişkin hiçbir şey söylememişti. Ancak bu yabancıya bir ders vermesi gerektiğini düşünüyordu. Stadler için karanlık günler böyle başlamıştı. Evinde geçirdiği son gece Stadler bu yabancıyla karşılaşmıştı. İran’a geliş yolunda tanıştığı kuyumcu ve gezgin Jean-Baptiste Tavernier’in anlattıklarına göre, saatçinin vurup öldürdüğü adam hırsız değil, Stadler’in karısının sevgilisiydi. İran hukukuna göre yapılacak 2 şey vardı. İlk seçenek Stadler’in İslam dinini benimsemesiyle affedilmesi, ikincisi ise adam öldürme suçuyla infaz edilmesiydi.

Stadler yaşanaların ardından 1637’de kayınbiraderi Otto Bruggeman’ın başkanlığındaki Holstein elçiliğiyle birlikte Avrupa’ya dönmenin yollarını aradı. Ancak başarılı olamadı. Stadler İslam’a geçmeyi reddetti ve Şah çok istemesine rağmen onu affedemedi. Mahkemede önce mahkûm edildi sora aynı yıl içinde idam edildi. İdamı o günlerde yapıldığı gibi ‘kelle uçurma’ şeklinde gerçekleştirildi. Şah I. Safi’nin, Stadler’in 32 yaşında erken ve beklenmedik şekilde gelişen ölümünden sonra İngiltere Kralı I. Charles’a bir mektup gönderdiği ve bu mektupta saat ustalarının kendisine gönderilmesini istediği de biliniyor. Staler’den sonra İran sarayına 3 Fransız saat ustası getirilmiş ve İsviçreli saatçinin görevleri bu 3 ustaya paylaştırılmıştı.

The post Dünyanın en iyisiydi zamanı kanla durdu! İstanbul’dan İsfahan’a gidişi başını gövdesinden ayırdı appeared first on Kilis Egitim.

Author

Tolga Kurt

Follow Me
Other Articles
Previous

Madenciler zarara girdi

Next

Latin Amerika’da Trump dalgası… Kolombiya’da da kazandı

Son Yazılar

  • Aşırı sıcaklar mesai saatlerini kısalttı: Artık 13.00’te paydos
  • Google’dan AI Studio Kararı: Mobil Uygulama İptal Edildi
  • iPhone 18e Modelinde 9 GB RAM Sürprizi
  • Bir hafta boyunca her gün 2,5 litre su içti: Önemli uyarı yapıldı
  • TürkNet çöktü mü? 31 Temmuz internet neden yok, ne zaman gelecek?
  • 38 yıldır satmamasının bir sebebi vardı… Buffett’ın ‘favori hissesi’ zirveye çıktı
  • Dünya devi Türkiye’de yer arıyor: 300 milyon euro için iki il karşı karşıya
  • Bessent’tan Senato’ya kripto yasa tasarısı için oylama çağrısı
  • 117 bin petrol kuyusunu kaderine terk ettiler
  • YENİ Partili Tüzün açıkladı… Fatma Kaplan Hürriyet cezaevinden mektup yazdı: ‘YENİ Parti’de birlikte olduğunu ilan etmiştir’
  • Fatma Kaplan Hürriyet görevden uzaklaştırılmıştı: İzmit Belediyesi’nde Başkanvekili belli oldu
  • Erdal Beşikcioğlu’nun ardından sıra Mansur Yavaş’ta mı? Doç. Dr. Onur Alp Yılmaz’dan dikkat çeken analiz!
  • İngiliz basını yazdı: Suudi Arabistan Türk ordusunu Kızıldeniz’e çağırdı
  • KIZILELMA’dan Tarihi Başarı: Dahili Mühimmat Yuvasıyla İlk Atış Gerçekleşti
  • Ümraniye’de silahlı çatışma… İkizlerden biri öldü, diğeri tutuklandı: Anne isyan etti

Sayaç

Kategoriler

  • Eğitim (1.141)
  • Ekonomi (93)
  • Haber (452)
  • Sağlık (125)
  • Teknoloji (48)
Copyright 2026 — Bahcelievler Haber. All rights reserved. Blogsy WordPress Theme
Office Lisans Satın Al